CİNSEL İŞLEV BOZUKLUKLARININ SIKLIĞI 2 | antalya

Tanıtım: CİNSEL İŞLEV BOZUKLUKLARININ SIKLIĞI oluştuğunun kesin bir cevabı verilememektedir. Bazen eşlerden birinin olumsuz ve farkında olmadan yaptığı bir davranış birdenbire kendisinde veya eşinde bir işlevsel cinsel bozukluğunun ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Çoğu zaman eşler böyle bir durumun farkında bile değillerdir.Bazen eşlerden birinde başlayan bir bozukluk eşini etkilemekte ve eşinde daha değişik bir işlevsel bozukluğun ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Örneğin beş yıldır evli ve kendi anlatışlarına göre, cinsel yaşamları bir yıl öncesine kadar kendi deyimleri ile mükemmel olan bir çift gelmişti. Erkekte önce erken boşalma sorunu başlamış, bir müddet sonra kadında orgazm olamama sorunu ortaya çıkmış. Bu örnekte görüldüğü gibi eşlerden birinde ortaya çıkan bir sorun diğer eşte başka bir işlevsel cinsel sorun yaratmaktadır. Genelde orgazm olamama şikâyeti ile gelen çiftlerde kısa bir konuşma sonucunda erkekte de erken boşalma sorunu olduğu ortaya çıkmaktadır. Sorunu tedavi ederken doğal olarak nedenleri araştırılır. Bize gelen geçmişte mutlu bir cinsel yaşamı olan bu çiftin hikâyesini dinleyip ayrıntılı bir soru yöntemi ile nedenine ulaşmaya çalıştık. Çiftin evi oldukça küçük ve aşağı yukarı bir yıl önce iki aylığına bir akrabaları evlerinde yatılı misafir olmuş. Erkek, misafirden, ses duyacak diye rahatsız olduğundan bir şey söylemese de, cinsel beraberlikte hemen boşalıp rahatlamaya başlamış. Bu durum giderek yerleşmiş. Şimdi erken boşalma kadının orgazm olamama sorunu şeklinde yansımakta.Görüldüğü gibi cinsel işlev bozukluklarının tek nedeni olmamaktadır. Çoğu zaman birçok etken değişik oranlarda önemli olarak sorunu yaratmaktadır. En önemli etkenler arasında fizyolojik ve fiziksel nedenleri, bilgisizliği, teknik cinsel bilgi eksikliğini, ruhsal nedenleri, cinsel doyumdan korku, başarısızlık korkusu, eşe karşı cinsel olarak yeterli olamama korkusu, kişilik ve şahsiyet çatışmaları ve cinsel sorunları konuşamama, tartışamama gibi nedenleri sıralayabiliriz.CİNSEL İŞLEV BOZUKLUKLARININ FİZİKSEL NEDENLERİBu fiziksel nedenlerin başında genelde kadınlardaki gebelik ve doğum ve yaşlanmaya bağlı menopozla ilgili fizyolojik değişimlerdir.Burada unutmamamız gereken en önemli nokta, her gebelik ve doğumda böyle bir cinsel işlev bozukluğunun her zaman gelişmediğidir. Aynı şekilde her menopoza giren kadın bir cinsel işlev sorunu yaşayacağı endişesinde olmamalıdır. Menopozda bazı kadınlar artık gebe kalma korkusu olmadan cinsel ilişkiye girdiği için, cinsellikten eskiye göre daha fazla zevk almaktadırlar. Bu durumların dışında trafik kazaları ve onun getirdiği kırıklar ve diğer hastalıklar birçok fiziksel rahatsızlık getirmekte ve kişide bunlara bağlı olarak cinsel işlev bozukluktan ortaya çıkmaktadır. Ülkemizde trafik kazalarının çokluğu bu sorunu oluşturmakta büyük etkendir. Bu yılki verilere göre 200 yılı ilk ayında trafik kazasında yurdumuzda ölenlerin sayısı 1080, yaralananların sayısı ise binlerle ifade ediliyor. Hele omurilik sakatlanmalarından sonra belden aşağı felçler nedeniyle pek çok insanımızın cinsel yaşamı bitmektedir.Kazalar dışında birçok cerrahi girişim, uyuşturucu maddelerin kullanımı cinsel işlev bozukluklarının fiziksel nedenlerinin arasındadır. Bu arada ilaçlara alerjik reaksiyonlar ve kaput (prezervatif) gibi gereçlere karşı oluşan alerjik reaksiyonlar etken olarak unutulmamalıdır.Burada vurgulamamız gereken nokta, bu rahatsızlıkları olan herkeste birtakım cinsel sorunların kesinlikle her zaman ortaya çıkmayacağıdır.CİNSEL İŞLEV BOZUKLUKLARININ OLUŞMASINDA BİLGİSİZLİKCinsellik ülkemizde genelde çok ayıp, aşağılanan ve pek konuşulamayan bir konu gibi gözükür.“Çok ayıp, böyle şeyler konuşulmaz!” Aslına bakarsanız bana göre veya izlenimlerime göre cinsellik ülkemizde yalan yanlış şekilde gereğinden fazla bile konuşuluyor. Gerçek anlamda cinsel fizyoloji ile ilgili gençlerin, yetişenlerin faydalanabileceği bir kaynak kitap bulmak çok zor. 2000 yılında daha çok gençlerin cinsel eğitimine ve anne babaların ilkokul öncesinden itibaren çocuklarına cinsel eğitimi nasıl vermek gerektiği konusunda “Cinsel Öğreti” admda bir kitap yazdım, bu kitap çok kısa sürede tükenmişti.Bu konuda bir konferans verdikten sonra konferans salonunun önünde bir masada okuyuculara kitapları imzalıyordum. 19-20 yaşlarında bir genç kitabımı evirdi çevirdi, kitapla ve cinsellikle ilgili neredeyse on bin soru sordu. Bu arada ben bir taraftan onun sorularını yanıtlamaya çalışırken bir taraftan diğer ilgilenenlere kitapları imzalıyordum. Genç, kitabı almak istiyor, fakat evde ne derler diye çekiniyordu. Derken önce annesine cep telefonu ile bilgi verdi ve izin istedi. Babasının kızıp kızmayacağını sordu. Anneden izin aldı. Derken bir telefon numarası daha arıyor. Bu sefer babası ile konuşuyor. Ondan da icazet çıkınca, ben bu tuhaf masa başı konuşmaları bitti diye düşünürken, genç bu sefer bir kızı aradı. Bana da konuşması bittikten sonra yeni tanıştığım bir kız arkadaş, diye açıklamada bulunduktan sonra kitabı alabildi. O zaman hayretle karşıladığım bu olay esasında ülkemizde cinsellikle ilgili bilgiye ulaşmanın kişinin kendi yönünden de, ne kadar zor olduğunu bizlere anlatıyor.Cinsel konularda sorunları ile gelen insanlara bilgi verirken kolay anlaşılsın diye cinsel organların yapısını atlas ve maket üzerinde anlatmaya çalışırım. Gelen yükseköğrenim görmüş insanlann birçoğunun kendi cinsel organlarının yapısı hakkında hiçbir bilgisi olmadığını gördüm. Kadınların çoğu iç cinsel organları, yani yumurtalıklar, yumurta kanalları, dölyatağı (rahim) (uterus), dölyolu (hazne) (vagina) hakkında bilgileri yok veya yanlış bilgileri var. Tabii karşı cinsin, eşlerinin cinsel organı onlar için daha bir bilinmeyen, İlan Takip Numarası: N/A

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !